2005-10-29

yazıklar olsun

az önce yolda yürürken dikkatimi çekti:
kimseler asmamış bayrağımızı.sadece dükkanlarda temsilen bayraklar(sanırım ceza felan gelir diye düşünüyorlar).ya insanlar böyle bir günde nasıl bu kadar duyarsız hale geliyorlar ki?
o bayrak için değil miydi akan kanlar,yitip giden hayatlar.
o bayrak için değilmiydi eşini,çoluğunu çocuğunu bırakıp giden dedelerimiz.
o bayrak için değil miydi......
şimdi o savaşta ölüp şehit olanlar çıksa mezarlarından yüzümüze tükürürler.ama ne yazık ki bizde ar/namus/değer yargısı gibi kavramlar kalmadığı için "yağmur yağıyor" der geçeriz.

ha bi de bugünü bayram olarak kabul etmeyen "bazı" kesimler var.bre rezil adamlar bu vatan için ölüme "allah,allah" diye koşan insanlar hristiyanlar mıydı?hepside yüreklerinde allah,vatan sevgisiyle ölüme koştular..
senin gibi onlar mercedesin'e binip Hiltonlarda iftar yapmadılar.onlar yokluğun içinde bir ülke çıkardılar.hem de gerçek "iman gücüyle"!işine gelince nasılda müslüman kesiliyorsunuz.şöyle geçmişe bak peygamberimiz(s.a.v),sahabeleri nasıl mütevazi yaşamışlar.hiç inandırıcı gelmiyorsunuz bana.bizden korkmuyorsunuz bari yetim malı yemekten korkun be.....

Allah bize bir daha o günleri göstermesin.

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

2005-10-18

uykum kaçtı

ya niye uykum kaçtı ki,sahurda sonra yatması güzel oluyordu ama?hımmm anladım neyse bana kalsın..

zaten oldum olası pek uyuyan biri değilimdir.hiç şöyle 12-13 saat uyuyamamışımdır.bazen nasıl imreniyorum.kayseride yurtta ilk günüm.odada bir kaç yeni arkadaşla oturuyoruz.birden bir arkadaş geldi akşam üstüne doğru.sadece "ben uyuyacağım!karışmayın" dedi ve yattı yaklaşık tam 23 saat sonra kalktı.ya anlıyamıyorum ya!bir insan o kadar nasıl yatabiliyor?

hatırlarım kayseride tek başıma kalırken sabah 6'da kalkardım.gece de 2'ye doğru yatardım.tek başına olunca vakit geçmek bilmezdi o uzun kış geceleri.ayılıp üstümü giyip dışarı çıkması 6:30'u bulurdu.o saatte kayseri'nin kışında dışarısını burda tarif edemem,ancak yaşanır.kimse olmazdı otobüs sırasında.arada-bir benim gibi "arıza" tip olurdu ama genellikle ben olurdum ilk sırada!sırf oturmak için insan nelere katlanıyor..ama ödülü de büyük oluyordu.otobüsün en arka sağ koltuğu.otobüs gelir gelmez sanki içi sıcakmış gibi dalıyordum soğuktan kaçmak için.ama acı gerçeği titreyerek hissediyordum.sanki otobüsün içi dışardan daha soğuk olurdu.ufak radyomu kulağıma geçirir cama hafiften yaslanıp otobüsün hareket etmesini beklerdim.birazdan otobüsün içi dolar,şoförümüzde kaloriferi çalıştırır ve ortam yavaştan mayışma kıvamına gelirdi.otobüsün hareketi ile ben uyku moduna geçerdim.sanki kurulmuş gibi fakültenin önüne geldiğimde uyanırdım.dile kolay tam 45 dk. deliksiz bir uyku daha.o uykunun tadını yatağımda bile bulamazdım.

otobüs çok kalabalık olurdu.ama şehir merkezinde birden bire boşalır.üniversite/hasteneye gidenler kalırdı.işte o arada bir gözleri açar etrafa bakardım.nedense ben ne zaman otobüse binsem pek hatun olmazdı.sanırım bu da benim kör talihim.hiç otobüs arkadaşım olmadı.hep tek gittim-geldim.ne günlerdi onlar?hala inanamıyorum üniversiteyi bitirdiğime...

Not 1:kardeşim şu gordon milne denilen şerefsizi istemiyorum bu ülkeye.eğer getirirse beşiktaşa yazıklar olsun.adam bunca sene kaldı Türkiyede bir kelime Türkçe bile konuşmadı karaktersiz adam.
Not 2:Daisy yeniden görüştüğümüze çok sevindim.Umarım sende...

2005-10-05

Ramazan

başladı mı çabuk biter ramazan.niye?çünkü derler ki "sayılı gün, çabuk biter".bu da zaten klişe laflarımızdandır ama harbi bir sözdür.gerçektende başladıktan sonra bitmesi çok hızlı oluyor.

ama başladığı gibi hızla bitmeyen bir şey biliyorum(en azından benim için)."OKUL" benim için bir işkenceydi.sevmezdim ders çalışmasını.hep aklım başka yerlerde olurdu ders çalışırken.annem gelir "hadi oğlum biraz daha çalış,az çalıştın" dediği zaman sanki ayağım derisini soyup tuza batırmışlar gibi içim yanardı.sanki çektiğim işkence azmış gibi annemin söyledikleri tuz&biber olurdu bana.işte eğitim camiasından annen olursa sonuçlarına katlanmak gerekiyor bazen.neyse ki babam o kadar sıkmazdı.tabi onunda belli limitleri vardı ve ben bir çok kere o limitleri aşmışımdır...ama gerçekten bu günlere gelmişsem emeğin büyük bir kısmmı ailemde.okumam için çok baskı yaptılar.tekrar yaşasam o günleri tahminimce gene aynı yılmaz olurdum ama!sanırsam hala akıllanmadım o kadar olaydan sonra

üniversiteye hiç değinmeyeceğim.nasıl bittiğini bende bilmiyorum.sadece bildiğim orda biraz daha gayret ettiğimdir.ama nedense ilk seferlerde hiç olmadı.ama paçayı iyi sıyırdım.tabi bendede kalıcı izler bırakmadı değil.
hayallerim bir çoğunu üniversited 2de bırakmak zorunda kaldım.çünkü ilk sene "acaba ilk sene böyle mi oluyor?" diyerekten gerçeği kavramaktan kaçındım.2. sınıfla beraber "Gerçek dünyaya hoşgeldin!" oldum diyebilirim.aslında manyaklıkta bende.temeli not&fotokopi olan kurumdan ne beklersin ki?

tabi bir de kayseri de tanıdık birileri olmayınca bunun üstüne tuz-biber.

offf neyse annem gene parazit yaptı yazıya."Avrupa Yakası" başlamış onu belirtiyor.

ben gene kaçar...........

2005-10-02

beklemek

amma bekledim ha.sonuç:gene bişey yok

artık vazgeçtim akıllıca beklemekten.sadece zaman geçsin yerter!
zaten şuursuzca beklemekte zaman geçirmek değil miki?bak adam ne yazmış beklemek için :

Ne hasta beklerdi sabahı,
Ne taze oluyu mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar!..
****
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar!..

"Gelme artık neye yarar!.." demiş şair...gerçekten ya olacaksa zamanında olsun yada olmasın!en güzeli bu. gelirsede zamansız yapılacak tek şey var:kemal sunal'ın bir filmi vardı.kazara dosyalar karışıyor,kemal sunal sağlamkken 3 ay ömrü filan kaldığını söylüyorlar.derken buna piyangodan büyük ikramiye çıkıyor.buda bütün parası ve bankadan kredi çekerek taksim meydanın göbeğine "umumi tuvalet" yaptırıyor.gazecileri açılışa çağırıyor.gazetecinin biri soruyor "efendim niye bu kadar parayı bu işte kullandınız?".bizimki de cevap veriyor:"zamansız gelen paranın içine ederim..." diyor
sanırsam artık bendede o vakitlere yaklaşıyorum. uykum geldi yatıyorum